“Kendi DSP'mizi istiyoruz” cümlesi üç farklı iş anlamına gelebilir: reklamverenler için reklam alanı satın alan bir DSP, yayıncıların bu alanı sattığı açık artırmayı yürüten bir ad exchange ya da anlaşmayla edindiği reklam alanını yeniden satan bir reklam ağı. Talebi test etmek için bir platform kiralayın; iş modeliniz standartsa bir platform lisanslayın; teklif mantığı, veri ya da marj şirketinizin sattığı şeyse özel bir sistem geliştirin.
Birisi “kendi DSP'mizi istiyoruz” dediğinde, üç farklı işten birini kastediyor olabilir. Bir DSP, yani talep tarafı platformu, reklamverenler adına otomatik olarak reklam alanı satın alır. Bir ad exchange, yayıncıların ve uygulamaların bu alanı sattığı açık artırmayı yürütür.
Bir reklam ağı yayıncılarla anlaşma yapar, onların reklam alanını paketler ve reklamverenlere yeniden satar. DSP, ad exchange ve reklam ağı aynı kelime dağarcığını paylaşır; ama farklı yazılımlar, farklı ortaklar ve çok farklı miktarda iş gerektirir.
Kısa yanıt: önce reklamverenler için satın alma yapan bir DSP mi, yayıncıların reklam alanlarını sattığı açık artırmayı yürüten bir ad exchange mi, yoksa anlaşmayla edindiği reklam alanını yeniden satan bir reklam ağı mı geliştirdiğinize karar verin. Sonra ortaklarınızın ve trafiğinizin nereden geldiğini, hangi verileri kullanmaya izniniz olduğunu ve paranın işin içindeki herkes arasında nasıl aktığını netleştirin. Talebi test etmek için bir platform kiralayın; iş modeliniz standartsa bir platform lisanslayın; teklif mantığı, veri ya da marj şirketinizin sattığı şeyse özel bir sistem geliştirin.
Kendi DSP'nize, ad exchange'inize ya da reklam ağınıza giden yolda ilk adım bir teknoloji ya da tedarikçi seçmek değil. İlk adım, açık artırmanın hangi tarafında yer aldığınıza ve yazılımın sahibi olmanın size, başkasının platformunda hesap kiralamanın vermediği neyi vereceğine karar vermek. Bütçe, takvim, ekip ve doğru türde geliştirici; hepsi bu tek karardan çıkar.
Otomatik olarak satın alınan reklamların birçoğu, saniyenin küçük bir bölümü kadar süren bir açık artırmada satılır. Diğerleri ise açık artırma olmadan, önceden anlaşılmış bir fiyattan satın alınır.
Gerçek zamanlı bir reklam açık artırmasında bir web sitesi ya da uygulama, özünde “bu alan şu anda boş — kim istiyor ve hangi fiyata?” diyen bir istek gönderir. Alıcılar tekliflerle yanıt verir, exchange kazanan teklifi seçer ve reklam gösterilir. DSP, SSP, ad exchange ve reklam ağı bu açık artırmanın çevresinde her biri farklı bir yerde durur:
DSP, ad exchange ve reklam ağı arasında seçim yapmak projenin tamamını değiştirir. Bir DSP reklamverenlerin parasını harcar; bu yüzden en zor sorunları, hangi teklifi vereceğine karar vermek ve bütçeleri kontrol altında tutmaktır. Bir exchange, başka şirketlerin parası ile başka şirketlerin reklam alanı arasında durur; bu yüzden en zor sorunları adil ve hızlı bir açık artırma ile herkese doğru ödeme yapmaktır. Bir reklam ağı her şeyden önce bir satış işidir ve yazılımı adım adım büyüyebilir.
Bir DSP projesine, onu geliştirme nedeninizle başlayın. Şirketler kendi DSP'lerini birkaç nedenle geliştirir: büyük bir reklam bütçesi üzerinden platform ücreti öderler, mevcut platformların izin vermediği bir teklif mantığına ya da veriye ihtiyaç duyarlar veya genel platformların kötü hizmet verdiği bir nişe — bir kanala, bir bölgeye, bir reklamveren türüne — hizmet verirler. Bunların hiçbiri geçerli değilse, mevcut bir DSP'de hesap kiralamak mantıklı ilk adımdır; geliştirmek için bir neden sonradan ortaya çıkarsa, bu neden kendi rakamlarınızda kendini gösterir.
Kendi DSP'nizi geliştirmek için gerçekten bir nedeniniz varsa, ilk sürümün tek bir gerçek reklamveren için neler yapması gerektiğini yazın. Bir DSP uzun bir özellik listesine dönüşebilir ve bunların çok azı ilk gün gereklidir:
Bir DSP'nin ilk sürümünü tek bir kanala — web siteleri, mobil uygulamalar, internete bağlı TV ya da dijital açık hava ekranları — ve bir ya da iki arz ortağına indirin. Tek bir kanalda iyi satın alma yapan bir DSP, geri kalanı hâlâ plan hâlindeyken satabileceğiniz bir şey verir.
Çalışan bir ad exchange'e ya da DSP'ye giden üç yol var ve doğru olanı, işinizin ne kadarının yazılımın içinde yaşadığına bağlı. Her yolun size ne verdiği, sizden ne aldığı ve ne zaman doğru karar olduğu aşağıda.
Geliştirme, lisanslama ya da kiralama sorusuna karma yanıtlar sık görülür. Bir reklam ağı başlangıç için bir reklam sunucusu kiralar, kira ücreti canını yakmaya başlayınca kendi reklam sunucusunu geliştirir. Bir exchange raporlama ve faturalamayı lisanslar, açık artırmayı ise kendisi geliştirir; çünkü herkesten farklı davranması gereken yer açık artırmadır. Bileşen bileşen karar vermek, çoğu zaman bütün ad tech projesi için tek seferde yanıt vermekten daha akıllıcadır.
Bir reklam ağına yazılımla değil, iki tarafıyla başlayın: size reklam alanlarını verecek yayıncılar ve uygulamalar ile bu alan için ödeme yapacak reklamverenler. İlk soru, her tarafın nereden geldiği ve yayıncılarla reklamverenlerin mevcut bir reklam ağı ya da exchange yerine neden sizinle çalışacağıdır.
Reklam ağı yazılımının ilk sürümü sade olabilir: hangi reklamın gösterileceğine karar veren bir reklam sunucusu, yayıncıların ne kazandıklarını gördüğü bir panel, reklamverenler için raporlama ve herkese doğru ödeme yapmanın bir yolu. DSP'lere satış yapmak için reklam ağı ya kendi reklam alanını mevcut bir SSP'ye bağlar ya da kendi açık artırmasını yürütür. Exchange'lerden satın almak için bir bidder'a, yani bir DSP'nin çalıştırdığı türden bir yazılıma ihtiyaç duyar. Her iki durumda da geliştirme işi büyür.
Tek satır kod yazılmadan önce, bir reklam ağının trafik kalitesini nasıl kontrol edeceğine karar verin. Yayıncılara sahte trafik için ödeme yapan bir reklam ağı reklamverenlerini kaybeder; bu kontrolleri lansmandan sonra eklemek de onları en baştan tasarıma dâhil etmekten daha zordur.
Bir reklam platformu için kimse kod yazmadan önce yedi sorunun yazılı olarak yanıtlanması gerekir. Hiçbirini yanıtlamak için mühendislik geçmişine ihtiyaç yoktur; yanıtlar yazılı hâle gelmeden geliştirmeye başlayan bir şirket, sizin bütçenizle tahmin yürütüyordur.
Bu yedi soruya verilen yazılı yanıtlar sizin brief'inizdir. Üç farklı geliştiriciye verildiğinde, karşılaştırabileceğiniz üç proje teklifi üretirler. Bunlar olmadan ise birbiriyle hiç karşılaştırılamayacak üç satış sunumu alırsınız.
Bu yazı fiyat vermez. Aynı ifade — “kendi DSP'miz” — boyut olarak birbirinden kat kat farklı projeleri kapsar ve yukarıdaki yedi soruya verdiğiniz yanıtları kimse duymadan verilen bir rakam bir tahmin değil, bir satış rakamıdır.
Faydalı olan, bir reklam platformunun fiyatını hangi kararların değiştirdiğini bilmek; çünkü sizin elinizde olan kaldıraçlar bunlar:
Bir reklam platformunun fiyatı üzerindeki en ucuz kaldıraç kapsamdır. İlk sürümü tek bir kanala, bir ya da iki ortağa ve tek bir satın alma ya da satış yöntemine indirmek, sonradan yapılan teknik seçimlerin çoğundan daha çok para kazandırır.
“Kendi DSP'mizi istiyoruz” dediğinizde üç tür tedarikçi yanıt verir ve aynı kelimeleri kullandıkları için birbirine karıştırılmaları kolaydır. Platform tedarikçileri size kendi ürünleri üzerinde hesap ya da lisans satar. White-label sağlayıcılar kendi platformlarını sizin markanız altında sizin için işletir.
Mühendislik şirketleri sizin spesifikasyonunuza göre bir sistem geliştirir; bu sistemin ne kadarının size ait olacağını sözleşme belirler. Üç tür ad tech tedarikçisi de yardımcı olabilir; her birine işin sonunda neyin sahibi olacağınızı sorun.
Özel geliştirilmiş bir şey istiyorsanız — bir bidder, bir DSP, bir ad exchange ya da bir reklam ağının açık artırma tarafı — tedarikçiden her şeyden önce şu kanıtları isteyin:
Sonra tedarikçinin size ne sorduğunu dinleyin. Bir reklam platformu geliştirebilecek bir şirket, fiyat vermeden önce brief'inizi sorgular:
Herhangi bir ad tech tedarikçisiyle kullanabileceğiniz hızlı bir test: ilk sürümün dışında neyi bırakacaklarını sorun. Sistemi işletmeyi düşünmüş bir tedarikçi, özellik eklemeden önce kapsamı daraltır. İlk günden her şeyi içeren bir proje teklifi, sistemi işletmenin maliyetini hesaba katmamıştır.
amBrain; trading platformları, matching engine'ler, real-time bidding sistemleri ve casino platformu mühendisliği alanlarında uzmanlaşmış bir yazılım geliştirme şirketidir. amBrain 2019'dan bu yana yazılım geliştiriyor.
AdTech'te amBrain; DSP geliştirme, real-time bidding platformları ve ad exchange mühendisliği üzerinde çalışıyor.
amBrain, talep tarafı platformu olan RTBBidder'ı bir müşteri için geliştirdi. Bu yazı nasıl seçim yapılacağını anlatır; bir vaka çalışması değildir ve o platform hakkında hiçbir rakam vermez.
amBrain üç formatta çalışıyor: tam teslim, özel ekip ya da sizin ekibinize yerleşen mühendisler. Müşteri, amBrain'in yeniden kullanılabilir bileşenleri dışında ürünün ve kodun tam mülkiyetini elinde tutar.
Bir ad tech projesinin başındaysanız, faydalı bir sonraki adım tedarikçi aramak değil. O adım, yedi soruya verdiğiniz yanıtları içeren tek bir sayfadır: açık artırmanın hangi tarafı, hangi kanallar, hangi ortaklar, ne kadar trafik, hangi veriler, paranın nasıl aktığı ve sistemi kimin işlettiği. Görüştüğünüz her geliştiriciye aynı sayfayı verin; o zaman sundukları proje teklifleri satır satır karşılaştırılabilir.
Mevcut mimarinizi ve sizi endişelendiren hata senaryosunu getirin; yarım saatte birlikte üzerinden geçelim.